Damak Antakya Hikayemiz

1955 yılında, bereketiyle bilinen topraklarımızda başladık yolculuğumuza. Nesiller boyu süregelen emeği, sabrı ve doğallığı bir araya getirerek küçük bir üretim atölyesinden bugünlere ulaştık. İlk günkü heyecanımızı hâlâ taşıyor, doğaya saygılı ve insana faydalı ürünler üretme felsefesinden ödün vermiyoruz. Bizim için her damla, her kokulu yaprak, her zeytin tanesi bir mirasın parçası.

Kurulduğumuz günden bu yana zeytinyağı bizim baş tacımız oldu. Toprağın ve güneşin armağanı olan zeytinleri, özenle toplayıp en sağlıklı yöntemlerle işliyoruz. Doğal olduğu kadar saf yapısıyla sofralara değer katmayı, her şişede emeğimizi ve geleneğimizi yansıtmayı görev edindik. Zeytinyağımız sadece bir ürün değil; geçmişten geleceğe uzanan bir kültür yolculuğudur.

Doğallığın sadece sofrada değil, günlük yaşamda da yer alması gerektiğine inanarak defne sabunu üretimine başladık. Dört mevsimin kokusunu taşıyan bu özel sabunlar, cildinize doğanın en saf hediyesini sunuyor. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan defne sabunlarımız, yılların bilgi birikimini ve el işçiliğini içinde barındırıyor.

Zeytin ağacının gölgesinden doğan kültürümüzü, pekmez ve zeytin çeşitleriyle daha da zenginleştiriyoruz. Dalından koparıldığı gibi taze, katkısız ve güvenilir ürünler sunma anlayışımızla yolumuza devam ediyoruz. 1955’ten bugüne, doğaya sadakati ve kaliteli üretimi temel alarak büyüdük; şimdi ise aynı değerleri geleceğe aktarmak için çalışıyoruz.

Sabahın ilk ışıkları zeytin yapraklarına değdiğinde,
eller çuval yerine toprağa dokunur önce.
Çünkü her zeytin tanesi, bir yılın emeğidir.

Her dalın meyvesi, aynı gün yolculuğa çıkar.
Çünkü zeytin beklemeyi sevmez;
tazelik onun doğasında vardır.

Su, toprağın izlerini silerken,
geriye sadece öz kalır.

Her tanenin kalbi yavaşça ezilir;
sıcak değil, sabırla…
Çünkü lezzet ateşle değil, doğanın nefesiyle doğar.

Hamur yoğrulurken ustalar konuşmaz.
Zeytin kendi sesini bulsun diye.

Zamanın ellerine bırakılmaz;
karanlıkta olgunlaşır, ışığa hazır hale gelir.

Ve sonunda, o yeşil altın şişelere süzülür.
Emeğin, sabrın ve doğanın hikayesi artık sizin sofranızdadır.

Zeytin paketlenerek, Antakya’nın damak kalitesiyle sizlerle buluşur.
Her damlada toprak, güneş ve sabır vardır.